Firkât-i yar beni yaktı dem â dem

Firkât-i yar beni yaktı dem â dem âhu zâr oldum Benim cânım a sultanım senin çün yanar cânım Gel üzme bendeni mâhım söz dinle gel alma âhım Şebâbım âh ile geçti kemâle ermeden soldum Muallim İsmail Hakkı Be’in Acemkürdî makamındaki bir bestesi. Güftekârı bilinmiyor. Kelimeler: Firkât-i yar : Yârin ayrılığı dem â dem : Her … Devamını oku…

Yâr olmayıcak câm-ı sâfayı çekemez dil

Yâr olmayıcak câm-ı sâfayı çekemez dil Her ne ise böyle çeker cefayı çekemez dil Hûn-i dili bir zevk ile nûş etmede gam mı Ol lezzet ile zehr-i safâyı çekemez dil Güftekârı : Nef’i Bestekârı : Zekai Dede Hisarbuselik makamında bestelenmiş şarkı. Kelimeler: câm ; kadeh ,şişe Hûn :kan nûş : içmek ,içen Klasik Türk müziğinin … Devamını oku…

Bir hâdise var cân ile cânan arasında

Bir hâdise var cân ile cânân arasında Kaldım yine bir âteş-i hicrân arasında Bir tir-i kaza var yine müjgân arasında Kast etmek için cânâ bir imkân arasında Bu şarkının güftekârı meçhuldür. Hisarbuselik makamında , Servet Yesâri Bey tarafından bestelenmiştir. Kelimeler: âteş-i hicran :Ayrılık acısının ateşi tir : ok tir-i kaza : kaza oku (Kaderin oku).Divan … Devamını oku…

Mestim bu gece sen de mest olarak gel

Mestim bu gece sen de mest olarak gel Peymâne-i şevkîm gibi sevdâ dolarak gel Bilsen ne kadar döktü gözüm firâkınla kan Ey şûh ,şu solan rûyimi gör de solarak gel Lavtacı Ovrik Kazasyan’ın hicazkâr bestesi. Güftekârı meçhuldür ” Bu gece aşkınla sarhoşum sen de aynı hâlde , kadehimi dolduran arzularım gibi , sevdâlarla gel.Gözlerim ayrılığından … Devamını oku…

Cânâ râkîbi handân edersin

Cânâ râkîbi handân edersin Ben bî nevâyı giryân edersin Bîgânelerle unsiyyet etme Bana cihânı zindân edersin Giriftzen Asım Bey’in uşşâk makamındaki şarkısı. Güftekârı meçhuldür. Kelimeler: Cânâ : Ey sevgili , ey can râkîb :Divan şiirinde aşıkla maşuk arasına giren her şeye râkib denir. handân : mutlu , neş’eli bî nevâyı : zavallı , fakir Bîgâne … Devamını oku…

Mâni oluyor hâlimi takrire hicabım

Mâni oluyor hâlimi takrire hicabım Üzme yetişir üzme firâkınla harâbım Mahvoldu sükûnum beni terk eyledi hâbım Üzme yetişir üzme firâkınla harâbım Hicâzkâr makamında ki bu eserin güftekârı Nigâr Osman Hanım ; bestekârı ise Tatyos Efendi’dir. Kelimeler: Mâni olmak: Engellemek ,engel çıkarmak hâl :Durum , içinde bulunulan durum takrir : ifade etme ,bildirme ,anlatma hicab : … Devamını oku…

Rindlerin Akşamı Yahya Kemal

Rindlerin Akşamı Yahya Kemal / Rindlerin Ölümü Rindlerin Akşamı Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm ,nasıl geçersen geç! Cihâna bir daha gelmek hayâl edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Geniş kanatları boşlukta simsiyâh açılan Ve arkasında güneş doğmıyan büyük kapıdan Geçince , başlıyacak bitmiyen sükûnlu gece. Gurûba karşı bu son … Devamını oku…

Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne

Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne Urma zahm-ı  sineme peykân  peykân üstüne Rîze-i  elmâs eker  her açtığı zahme o şûh Lûtfu var olsun eder ihsân  ihsân üstüne Dilde gam var şimdilik  lûtfeyle gelme ey sürûr Olamaz bir hânede  mihmân  mihmân üstüne Yârdan mehcûr  iken düştük diyâr-ı  gurbete Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne Hem mey … Devamını oku…

Bir gamlı hazânın seherinde

Bir gamlı hazânın seherinde ısrara ne hacet yine bülbül Bil kalbimizin bahçelerinde cân verdi senin söylediğin gül Savrulmada gül şimdi havada gün doğmada bir başka ziyâda Bil kalbimizin bahçelerinde cân verdi senin söylediğin gül Ahmet Hâşim Bu şiir Ahmet Suphi Özbekkan tarafından Kürdil-i Hicâzkâr makamında bestelenmiştir. hazân :sonbahar ziyâ : ışık Klasik Türk müziğinin en … Devamını oku…

Aman cânâ beni şâd et

Aman cânâ beni şâd et Terahhûm eyle imdâd et Dilersen terk-i kast eyle Bana sen kıyma azâd et Firâkınla perişânım Sana olsun fedâ cânım Geçip cevr-ü sitemden gel Mürüvvet eyle insâf et Hayalinle gece gündüz Dü çeşmim çağlayıp durdu Benim cânım a sultanım Beni bir sözle dilşâd et Güftekârı meçhul olan bu şarkı Fehmi Tokay … Devamını oku…