Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı
Kamu bimârına cânan devâ-yı derd eder ihsân
Niçin kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı
Gamım pinhan dutardım ben dediler yâre kıl rûşen
Desem ol bivefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım töker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgaanım kara bahtım uyanmaz mı
Gül-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habibim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Değildim ben sana mâil sen eyledin aklımı zâil
Bana ta’n eyleyen gaafil seni görgeç utanmaz mı
fuzulî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Fuzulî
Fuzulî’nin çok sevilen bu gazelinin açıklaması:
nazım şekli: gazel
nazım birimi: Beyit ( 6 beyit)
Ait olduğu gelenek : Divan edebiyatı
1.beyit:
Yârim bana ettiği eziyetlerle beni canımdan usandırdı , kendi eziyet etmekten usanmaz mı ; ahım gökleri tuttu ,artık muradımın mumu yanmaz mı?
Divan şiirinde aşk mukaddestir ve bu aşkta asıl olan kavuşamamaktır.Bu sayede aşığın aşkı gönlünde alevlenir ve ahı feleklere ,katman katman göklere çıkar.Maşuk/sevgili ise buna bigâne kalır ,umursamaz. Fuzulî bundan şikayetçi olmadan halini arz ediyor ;biliyor ki maşuğu cefaya yani ona yüz vermemeye devam edecek ve yine biliyor ki muradına kavuşamayacak. ( Ah minel aşk !)
1.Bu beyitte Tecahül i arif sanatı var,bilip de bilmemezlikten gelme.
2.Yine bu beyitte mübalağa , abartma sanatı var.
3.Beyitteki bir başka sanat teşbih sanatı,muradını yani arzusunu,isteğini yanan bir muma benzetmesi
4.Yine bir başka sanat kapalı istiâre sanatı var.Zira muradına kavuşamayacağını bildiğinden muradını muma benzetti ama yanmakta olan mum bir müddet sonra eriyip gidecek ,yok olacak.Şair de muradını faniliğe bir başka deyişle ölüme benzetiyor. (Kavuşamadan öleceğim)
5. Üçüncü ve dördüncü sanatları birleştirirsek tevriye sanatı var .Yakındaki görünen mumu söyleyip uzak anlam olan ölümü kastetmesi.
2.beyit:
O sevgili bütün aşıklarına (gülüp, yüz veriyor; bir cilveli bakışıyla) dertlerine derman oluyor. Peki bana niçin bakmıyor beni aşık sanmıyor mu?
3.beyit:
Ben ona olan aşkımı gizli tutardım ,aşkın tesirinde düştüğüm acıklı hâllere muttali olanlar bana ”git aşkını duyur” dediler.Bilmem ki söylesem inanır mı?
4.beyit:
Ayrılık gecesi, canım yanar ,gözlerimden kanlı yaşlar akar.Feryadım,figanım bütün halkı uyandırır ama kara bahtımı uyanmaz mı?
5.beyit:
Güle benzeyen yanağına karşı kanlı yaşlarla ağlarım.Ey sevgilim gül mevsimi bahar geldi , gözyaşlarım seller gibi bulanık akmaz mı ?
6.beyit:
Aslında ben sana mail ,eğilimli değildim ne zaman ki bana göründün aklım gitti.Şimdi seni,senin güzelliğini görenler beni ayıpladıklarından utanmaz mı?
7.beyit:
Fuzulî her şeyi boş vermiş bir çılgındır. Bu haliyle halka rezil olmuştur ama sorun bakalım ona bu sevda nedir bu sevdadan usanır mı?
Kelimeler
cefâ ,eziyet demektir.
rind , Toplumun kurallarını fazla dikkate almayan , hayatı boş veren insan
bimâr , hasta demektir.
murâd , dilek arzu demektir.
şem’ , mum demektir.
devâ , hastalığın şifası demektir.
ihsân , Bağış,karşılıksız verilen hediye
pinhân , gizli demektir.
rûşen; parlak,yüzü aydınlık demektir.
çeşm ,göz demektir.
giryân , ağlayan demektir.
efgaan; figan,feryat demektir.
ruhsâr; yanak , yüz demektir.
Habib , sevgili demektir.
şeb-i hicrân = ayrılık gecesi
ta’n eylemek , ayıplamak demektir.
zâil etmek , kaybetmek demektir.
görgeç , eski Türkçede gördüğü zaman anlamına gelen bir zarf.

Bunlar da dikkatinizi çekebilir: